Ana sayfa → Bölüm 02
Scrum mu, Kanban mı: Metodoloji Değil, İşin Geliş Şekli
31 Ocak 2025, Cuma 17:40, retro öncesi. Sprint’e 9 madde almıştık, 4’ü bitti. Aynı iki haftada tahtaya dışarıdan 23 talep girmiş, 21’i kapanmıştı. PO ekrana baktı: “Çalışmıyor değilsiniz. Benim istediğim şeyi çalışmıyorsunuz.”
- Soru “hangi çerçeve daha iyi” değil. Soru şu: gelen iş, bir sonraki planning’i bekleyebilir mi? Bekleyemiyorsa sprint’e değil, akışa aittir.
- Önce say, sonra karar ver. 12 haftada dışarıdan gelen 131 talebi kategorilere ayırdık. %83’ü yarım günden kısaydı, %44’ü aynı gün cevap bekliyordu.
- Tamponu büyütmek işe yaramadı. %40 tamponla sprint hedefi anlamını yitirdi. Kalıcı iki kişilik destek kolu da işe yaramadı; bilgi ikiye bölündü.
- İşe yarayan: dönen tek kişilik Kanban kolu. Her sprint bir kişi operasyona geçiyor; o kolun taahhüdü yok, akışı var. Plan tamamlama 4/9’dan ortalama 7/8’e çıktı.
- Retro ve review kaldı, taahhüt değişti. Kanban kolu review’a demo değil, “neden tekrar geliyor” listesi getiriyor. O liste backlog’a iş üretiyor.
Yanlış soru: “Hangisi daha çevik?”
O Cuma akşamı retroya “Scrum bize uymuyor, Kanban’a geçelim” önerisiyle girdim. İki gün önce bir Kanban kitabının yarısını okumuştum ve kafamda cevap hazırdı. Yanlış soruyu soruyordum. Scrum ile Kanban arasında bir yarış yok. İkisi iki farklı iş şekli için tasarlanmış.
Serinin ilk bölümünde kaba bir ayrım yapmıştım: Scrum belirsizliği yüksek ürün geliştirme için, Kanban önceliği dışarıdan gelen, sürekli akan işler için. O tabloyu yazarken kendi ekibimin iki işi aynı anda yaptığını görmemiştim. Bizim sorunumuz yanlış çerçeve seçmek değildi. İki farklı iş türünü tek bir çerçeveye sokmaktı.
Scrum’ın bütün sözü şuna dayanır: iki hafta boyunca öncelik sabit kalır, ekip de karşılığında sprint sonunda çalışan bir şey gösterir. Bu anlaşma, işin iki hafta bekleyebildiği yerde güzel çalışır. Çağrı merkezinden gelen “müşterinin emri ekranda görünmüyor” eskalasyonu iki hafta bekleyemez. Onu sprint’e sokmak ya müşteriyi bekletir ya da sprint’i deler. Bizde her seferinde ikincisi oldu.
Önce say: 12 haftada 131 talep
Kanban önerisini retroda tartışmadık. Onun yerine bir aksiyon çıktı: son altı sprint’te (12 hafta) sprint planı dışında tahtaya giren her maddeyi kategorilere ayır. Scrum Master’ımız Selin ile bir öğleden sonra Jira’dan dışa aktarıp tek tek etiketledik. Tablo şuydu:
| Kaynak | Adet | Beklenen cevap | Yarım günden kısa |
|---|---|---|---|
| Çağrı merkezi eskalasyonu | 58 | Aynı gün | 53 |
| Operasyon: veri düzeltme, mutabakat farkı | 37 | 1–2 iş günü | 34 |
| Rapor talebi (uyum, finans) | 24 | 1 hafta | 15 |
| Canlı hata | 12 | Önem derecesine göre | 7 |
| Toplam | 131 | 109 (%83) |
Üç şey netleşti. Birincisi, hacim tesadüf değildi: iki haftada ortalama 22 talep geliyordu ve altı sprint’in hiçbirinde 17’nin altına düşmemişti. Buna “plansız” demek kendimizi kandırmaktı; plansız olan iş değil, bizim planımızdı.
İkincisi, 58 eskalasyonun tamamı (%44) aynı gün cevap bekliyordu. Hiçbiri bir sonraki planning’i bekleyemezdi. Üçüncüsü, rapor talepleri farklıydı: bir hafta bekleyebiliyorlardı ve bir kısmı birkaç günlük işti. Onlar sprint’e sığıyordu, sadece doğru kapıdan girmiyorlardı.
Yani tek bir “destek işi” yoktu. Üç ayrı geliş şekli vardı ve her biri farklı bir cevap istiyordu.
Karar tablosu: işin geliş şekli → çerçeve
O tablodan sonra kararı çerçeveye göre değil, işin iki özelliğine göre vermeye başladık: ne kadar bekleyebildiği ve ne kadar önceden bilindiği.
| İşin geliş şekli | Örnek | Çerçeve |
|---|---|---|
| Önceden bilinen, haftalar süren, belirsizliği yüksek | Yeni emir tipi, ödeme akışı | Scrum: sprint, hedef, review |
| Sürekli gelen, küçük, sprint’ten kısa sürede cevap bekleyen | Eskalasyon, veri düzeltme | Kanban: akış, sınıf, öncelik sırası |
| Dışarıdan gelen ama bir hafta bekleyebilen | Rapor talebi | Scrum backlog’u: haftalık toplanır, refinement’tan geçer |
| Beklenmedik ve hedefi etkileyen | Büyük canlı hata | Hangi kolda olursa olsun PO kararı |
Bir de oran kuralı koyduk. Plansız işin kapasiteye oranı %15’in altındaysa sprint içinde bir tampon yeter. %15 ile %30 arasındaysa tampon artı günlük bir triage gerekir. %30’u geçiyorsa o iş artık sprint’in bir sapması değil, ayrı bir iş akışıdır ve kendi kolunu ister. Bizim oranımız son altı sprint’te %31 ile %52 arasındaydı.
Tablonun üçüncü satırı en az konuşulanı ama en ucuz kazancı verdi. Rapor talepleri eskiden Slack’te birine doğrudan yazılıyor ve o kişi “beş dakikalık iş” diye araya sokuyordu. 24 rapor talebinin 9’u beş dakika değil, bir ile üç gün sürmüştü. Artık hepsi tek bir formdan geliyor, PO onları her Perşembe topluyor ve refinement’a alıyor. Talep sahibi bir hafta bekliyor ama ne zaman alacağını biliyor. Bekleme süresi uzadı, şikâyet azaldı. İnsanlar beklemekten değil, ne kadar bekleyeceklerini bilmemekten rahatsız oluyormuş.
Sahadan: iki başarısız deneme, bir işe yarayan model
Deneme 1: tamponu büyüt
Ekim 2024’te, sayım yapmadan çok önce, ilk refleksimiz buydu. Planı %40 boş bıraktık. Mantık basitti: destek işi gelecek, yer açalım. İki sprint sürdü. Plan tamamlama oranı düzelmiş gibi göründü, çünkü plan küçülmüştü. Ama sprint hedefi anlamını yitirdi. Kapasitenin neredeyse yarısı belirsizse “bu sprint şunu çıkarıyoruz” cümlesini kimse ciddiye almıyor. Review’da gösterilecek şey azaldı. PO’nun ifadesiyle “yarım sprint’e tam seremoni” yapıyorduk.
Tampon öngörülebilir dalgalanmayı emer. İşin kendisi sürekli akıyorsa onu emmez; sadece planı küçültür.
Deneme 2: kalıcı iki kişilik destek kolu
3 Şubat 2025’te Kanban kolunu kurduk. İlk tasarımda Can ve Barış kalıcı olarak operasyona geçti, kalan dört kişi sprint’e devam etti. İlk hafta harikaydı: eskalasyonların ortalama cevap süresi iki günden altı saate düştü.
Üçüncü sprint’in ortasında Barış bire birde şunu söyledi: “Ben destek ekibine mi geçtim?” Haklıydı. Yeni emir tipi geliştirilirken ikisi hiçbir tasarım tartışmasında yoktu. Ürünün yeni kısmını bilmiyorlardı, bu yüzden o kısımdan gelen eskalasyonları çözmek için yine sprint ekibine soruyorlardı. İki ekip kurmuştuk ve aradaki bilgi köprüsü her gün yıkılıyordu. Bu bizim hatamızdı, özellikle benim: işi böldüm, bilginin de bölüneceğini hesaplamadım.
İşe yarayan: dönen tek kişilik kol
17 Mart’tan itibaren kolu rotasyona çevirdik. Her sprint altı kişiden biri operasyon kolunda. Yoğun haftalarda ikinci bir kişi sprint’ten çekiliyor ve bu, planning’de baştan kapasiteden düşülüyor. Altı sprint sonra herkes kolda en az bir kez oturmuş oldu. Kuralları şunlar:
Siniflar
Acil ayni gun (cagri merkezi, musteri etkili)
Standart 2 is gunu (veri duzeltme, mutabakat farki)
Planli sprint'e girer (rapor talebi, >1 gunluk is)
Kurallar
1. Koldaki kisi sprint isine dokunmaz.
2. 1 gunu gecen is kolda kalmaz: story olur, backlog'a gider.
3. Ayni kategoride 3. talep gelirse kok neden maddesi acilir.
4. Sira PO'nun degil, sinifin: Acil > Standart > Planli.
5. Kol bos kalirsa kisi sprint'e yardim eder, yeni is cekmez.
İkinci kural en önemlisiydi. Kol sadece kısa işi yapar; bir günü geçen iş, gerçek bir geliştirme işidir ve refinement’tan geçmelidir. Bu kural olmasaydı kol, backlog’u atlatan bir arka kapıya dönüşecekti.
Üçüncü kural da işin büyük kısmını azalttı. 37 veri düzeltme talebinin 22’si aynı iki mutabakat farkından geliyordu. İki kök neden maddesi açıldı, iki sprint’te düzeltildi, o kategori 12 haftada 37’den 14’e indi.
| Ölçü (6 sprint ortalaması) | Önce (Kas 2024 – Oca 2025) | Sonra (Şub – Nis 2025) |
|---|---|---|
| Plan tamamlama (biten / alınan madde) | 4/9 (%44) | 7/8 (%88) |
| Eskalasyon: ilk cevaba kadar geçen süre (medyan) | 2 iş günü | 5 saat |
| Dışarıdan gelen talep / 12 hafta | 131 | 102 |
| Veri düzeltme talebi / 12 hafta | 37 | 14 |
| Sprint ortasında plandan çıkarılan madde | sprint başına 4,5 | sprint başına 0,7 |
Bir uyarı: “sonra” sütununun ilk üç sprint’i kalıcı iki kişilik modelle geçti. Rotasyon sonrası sayılar biraz daha iyi, ama sadece üç sprint’lik veriye bakıp ayrıca bir tablo yapmak istemedim.
Ne kaldı, ne değişti?
Kanban’a geçmek Scrum’ı bırakmak demek değildi. Seremonilerin çoğu kaldı; sadece operasyon kolu için anlamları değişti.
- Retro ortak. Kolda oturan kişi en çok şeyi görüyor; onu ayrı bir retroya koymak bilgiyi kaybettirir.
- Review ortak. Kol demo yapmıyor; “bu sprint ne geldi, ne tekrar etti” listesini getiriyor.
- Daily tek tahta. İki kulvar: sprint ve operasyon. Kolun maddeleri de sağdan sola yürünüyor.
- Backlog tek. Kök neden maddeleri ve bir günü geçen işler aynı sıraya giriyor.
- Taahhüt yok. Kol sprint’e söz vermiyor; ne geleceğini bilmediği işe söz veremez.
- Ölçü akış. Kol için sayılan şey “kaç madde bitti” değil, “ne kadar bekledi”.
- Planning daraldı. Kolun kapasitesi baştan düşülüyor; plan beş kişiye göre yapılıyor.
- Sıra sınıfla belirleniyor. Kolda öncelik tartışması yok; sınıf kuralı karar veriyor.
Review’daki değişiklik beklemediğim kadar değerli çıktı. Eskiden destek işi review’da görünmezdi; ekip iki haftanın üçte birini harcadığı işi kimseye göstermiyordu. Şimdi kol her review’da üç satır okuyor: kaç talep geldi, hangi kategori tekrar etti, backlog’a hangi kök neden maddesi gitti. PO’nun önceliklendirmesi ilk kez destek yükünü hesaba katmaya başladı.
Nasıl bozuluyor?
Melez modelin kendi hastalıkları var. Bizde gördüklerim ve gördüğümde yaptıklarım:
- Kol arka kapıya dönüşüyor. PO acele bir özelliği “küçük bir şey, kola verelim” diye sokmaya çalıştı. İkinci kural bunu yakaladı: iş bir günü geçti ve backlog’a döndü. Kural yazılı olmasaydı tartışma kişisel olurdu.
- Kol boşken yeni iş çekiliyor. Kolda sakin bir gün olunca kişi sprint’ten yeni bir madde çekmişti. Ertesi gün iki acil talep geldi ve madde yarım kaldı. Beşinci kural oradan çıktı: boş kol yardım eder, sahiplenmez.
- Rotasyon bilgi eşitsizliğini gizliyor. Muhasebe entegrasyonunu bilen iki kişi yokken gelen talepler bir gün bekledi. Çözüm, her talebin kapanışına tek satırlık “nasıl çözdüm” notu yazmak oldu. Üç ay sonra o notlar bir runbook’un başlangıcıydı.
- Plansız iş oranı düşüyor, ama kol kalıyor. Kök nedenler temizlendikçe hacim düşer. Oran %15’in altına inerse kolu kapatıp tampona dönmek gerekir. Bunu her çeyrek sonunda kontrol ediyoruz; henüz kapatmadık.
Ne izlemeli?
- Plansız iş oranı (dışarıdan gelen işe harcanan süre / toplam kapasite). Karar eşiği: %15 ve %30.
- Sınıf başına bekleme süresi medyanı. Acil sınıf aynı günü aşıyorsa kol tek kişiye yetmiyordur.
- Tekrar eden kategori sayısı. Aynı talebin üçüncü kez gelmesi bir ürün hatasıdır, destek işi değil.
- Sprint plan tamamlama oranı. Kol kurulduktan sonra düşüyorsa sızıntı var: kol işi sprint’e taşıyor.
Kontrol listesi
- Son 12 haftada dışarıdan gelen işleri saydım ve kategorilere ayırdım mı?
- Her kategori için “bir sonraki planning’i bekleyebilir mi?” sorusunu cevapladım mı?
- Plansız iş oranı %30’u geçiyor mu, yoksa tampon hâlâ yeter mi?
- Kanban kolunda bir günü geçen işin ne olacağı yazılı mı?
- Kolda oturan kişi dönüyor mu, yoksa iki ekip mi kurdum?
- Kol review’a tekrar eden kategorileri getiriyor mu?
- Kolu ne zaman kapatacağımızın ölçütü belli mi?
Sonuç
31 Ocak’taki retroya “Kanban’a geçelim” diye girdim. Haklı çıksaydım, ekibin tamamı akışa geçecek ve yeni emir tipi gibi haftalar süren, belirsiz işlerde sprint’in verdiği ritmi kaybedecektik. Yanlış soruyu sorduğum için doğru cevabı bulmam iki başarısız deneme sürdü.
Bugün altı kişinin beşi Scrum, biri Kanban çalışıyor ve bu bir tutarsızlık değil. İş iki şekilde geliyor, biz de iki şekilde karşılıyoruz. Metodoloji tartışması bitti; her çeyrek sadece bir sayıya bakıyoruz: plansız iş oranı.
Çerçeve seçmek kolaydır. Zor olan, işin sana nasıl geldiğini saymaktır.